Kullanıcı Adı

Şifre

Şifreni mi unuttun?

Giriş Yap

Barış'ın Duvarı

Barış Keskin

İstanbul Üniversitesi

Tiyatro Eleş. Drama.

1.Sınıf

Etkinlik Bilgileri

 

17 Kasım 2018

Trump Kültür ve Gösteri Merkezi - İstanbul, Mecidiyeköy

İyi Geceler Anne

‘İyi Geceler Anne’ oyunu intihar etmeye karar veren bir kızın durumu annesine nasıl anlatacağını bilmemesiyle başlıyor. İlerleyen dakikalarda kızın annesine intihar edeceğini söylemesi  ve sonrasında annesinin kızını bu durumdan alıkoymak için gösterdiği mücadeleyi ve bu süreçte anne kızın karşılıklı konuşmaları esnasında birbirlerinden yıllardır sakladıkları gerçeklere tanık oluyoruz. Oyun sahne tasarımı açısından post-modern bir tarzda dizayn edilmiş ve ev adeta kefeni andırırcasına beyazlara bürünmüş. Beyazın çok yoğun kullanımı annenin sakladığı gerçekleri beyaz gibi insana huzur veren bir rengi arkasına sakladığı izlenimini de uyandırmakta. Oyunda kullanın müzikler her ne kadar iyi olsa da müziklerin kesilişi çok ani olduğu için bu durum izleyicide sürekli bir yarım kalmışlık hissi uyandırıyor. Oyunun ışık tasarımıysa dekorla tamamen uyumlu ve başarılıydı ancak oyun sürecinde teknik ekibi ara ara provadaymışçasına gereksiz bir şekilde ışıkla oynayıp düzeltmeleri izleyicinin canını sıkan bir durum oluşturmakta. Oyun genel itibariyle durağan bir şekilde anne kız diyalogları şeklinde ilerlediği için doksan dakikalık süre boyunca izleyicilerde ister istemez sıkılmalara,oyundan kopmalara neden olmakta. Oyun kapalı biçimde kurgulandığından dolayı olaylar düzlemsel bir çizgide ilerlemekte ama kırılma noktalarının çok az olmasından dolayı izleyicide etki bırakamamaktadır. Aynı zamanda oyuncuların ara ara konuşma diliyle değil de yazı diliyle konuşması ve  ‘r’ harfinin üstüne ara ara da olsa bastırarak konuşmaları bir diğer seyirciyi rahatsız eden unsurların başında yer almaktadır.

Merhaba Barış,

 

Oyunumuz ile ilgili yazınız bize ulaştı ve okuduk, oyunumuzu izlediğin ve görüşlerin için teşekkür ederiz.

 

Diğer oyunlarımıza da bekler, Tiyatro dolu günler dileriz.

 

Saygı ve Sevgilerimizle,

 

Ankara Sanat Tiyatrosu

Etkinlik Bilgileri

 

24 Kasım 2018

Su Gösteri Sanatları Merkezi - İstanbul, Fatih

Ev Yapımı

Nedir anneliği bu yeryüzünde kutsal kılan? Doğurmak mı yoksa doğurduğunun yasını tutmak mı? Nedir bunca savaşın,acının içinde insanı var kılmanın amacı? Nedir bunca zulmün ortasında sessiz kalışımızın adı? Her gün ölürken beş on bin güneşe karşı duyumsamayışımız neden başkasının acısını? Neden körüz bizden gayrısına?

Ev yapımı dertler yaratıyoruz kendimize. Ardından bu dertler için mücadele ediyoruz, zamanımızı yettiremiyoruz ve ardından gerçek dertlerimize zamanımızın yetmediği için vakit ayıramadığımız palavrasını sıkıyoruz. İşte Ev Yapımı oyunu da tamamen bu temelde hayatları olan üç kadının kendilerince vicdan rahatlatma ritüellerini daha doğrusu ev yapımı ritüellerini konu alan bir oyun. Üç kadın her hafta bir konu çerçevesinde bir evde toplanıp sessiz bir şekilde slogan atmaktalar ancak bu durumun kimse tarafından bilinmesini istememekteler çünkü duyulursa tüm konumlarını,itibarlarını kaybedeceklerini bilmektedirler. Hoş onların ki bu dertlere bir çözüm arayışı da değildir. Zengin ve yüce vicdanlarının bir çeşit masumane rahatlatılmasıdır o kadar. Onlar eylemlerini öyle bir yaparlar ki gerekirse kendileri bile katılmazlar!Susarak bu rezilliklere ortak olduklarını belki bildiklerinden sessizce susmamak isterler! Sessizce isteyişleri vicdanlarını rahatlatmaktan çok alışıla gelmiş düzenlerini bozmak istemediklerindendir. Öyle ya kendilerinin de dediği gibi kurulu düzen bozulur mu hiç? Nerede görülmüş bu? İşte sırf da bu yüzden ev yapımı eylemleri vardır onların. Ama verdikleri kilolar sözde uğruna toplandıkları insanlardan daha değerlidir ya da eşlerinin ultra lüks konumları bir insanın yaşamından değerlidir onların gözünde. Uzaktan bakınca Ev Yapımı oyunu sanki sosyetenin toplumsal olaylara göstermelik tepkilerini yansıtıyormuş gibi görünse de aslında bu tepkiler sadece sosyetenin değil hepimizin tepkileridir. Bir soruna sesi çıkan sadece üç beş kişidir. Tıpkı bizler de sosyeteler gibi olduğumuz yerden konumumuzu kaybetmemek adına sessizce,gizlice hak arayanlara destek veririz. Ama ne destek! Kimsenin duymadığı,varlığını hissetmediği,hiçbir halta yaramayan destekler, desteklerimiz! İşte Ev Yapımı oyunu bu temel mesajlar üzerine kurulu 60 dakikalık bir oyun. Oyunun dekor tasarımı sade ve gayet başarılı. Özellikle pembe rengin yoğun kullanımı ve gösterişli bardak, çatal gibi ögelerin kullanımı üç kadının içinde bulundukları toplumsal sınıfın onlara sağlamış olduğu rahatlık duygusunu açığa vurmaktadır. Oyunda kullanılan müziklerse hissettirilmek istenen duyguyu seyircide başarılı bir şekilde hissettirmektedir. Müzikler sayesinde seyirci kah eğlenir kah hüzünlenir. Aynı zamanda oyundaki müzikler oyunun canlılığını arttıracak niteliktedirler. Müziklerin geçişleri ve kesilişleriyse profesyonelce hazırlanmış, hiçbir rahatsız edici durumu içinde barındırmamaktadır. Oyuncuların birbirleriyle uyumları,dil ve beden kullanımları oyunda yaratılmak istenen duygunun seyirciye başarılı bir şekilde sirayet etmesini sağlamaktadır. Metnin sağlam kurgulanışı dolayısıyla yazar Şenay Tanrıvermiş’i tebrik etmek gerekir doğrusu. Oyunun ışık ve efekt tasarımlarıysa gayet dozunda ve güzeldi.

Siz de 60 dakikalığına da olsa kendinizden başkasının acısını duyumsamak istiyorsanız ama bunu mevcut konumunuzu kaybetmeden eğlenerek yapmak istiyorsanız buyurun Mask-Kara Tiyatrosunun sizler için hazırlamış olduğu Ev Yapımı eyleme!

Etkinlik Bilgileri

 

29 Aralık 2018

Sherlock - Hamid

Bakırköy Belediye Tiyatrosu

Bakırköy Belediye Tiyatrosu’nun hazırlamış olduğu “SHERLOCK-HAMİD”  oyunu Abdülhamid devri Makriköyünde geçmektedir. Midhat Efendi,istibdat devrinin jurnalcilerinden çok çekmiş hatta kumpanyasıyla birlikte hapsi boylamış bir tiyatrocudur. Daha sonra kendisini jurnalleyen Memduh Efendi tarafından hapisten çıkartılmış ancak kumpanyasını kurtaramamıştır. Bu süreçten sonra sünnetlerde meddahlık yaparak geçimini sağlayan Midhat Efendi’nin başına devlet kuşu konar! Dönemin padişahı Abdülhamid Han, Sherlock sevdalısıdır ve Yıldız Saray’ında bir Sherlock oyununun sergilenmesini ister. Ancak bir türlü bu oyunu sergileyecek kumpanya bulunamaz. Tam da o sırada Memduh Efendi’nin aklına Midhat Efendi gelir. Bin bir uğraşla Midhat Efendi’yi ikna eder ve ona toplumun dışladığı,ötekileştirdiği insanlarla bir kumpanya kurar ve bir oyun yazmasını söyler. Midhat Efendi’ye çok zorlanırsa gerçek bir cinayet olayını anlatmasını söyler. Midhat Efendi de gençliğine doyamamış,istibdatçılar tarafından katledilmiş kardeşinin hikayesini oyunlaştırır. Memduh Efendi yine bir jurnal olayıyla Midhat Efendi’nin yerine geçip tüm övgüyü üstüne almak ister ama olaylar hiç de beklediği gibi gelişmez. Hiçbir istibdatın kendisine dokunmayacağını sananlar istibdattan çekenler tarafından rezil edilir. Oyun hem istibdat dönemine ve o dönemde artan jurnalciliğe ve bunun toplumdaki yansımalarına eleştirilerini yöneltirken hem de Türk Tiyatrosunun mihenk taşlarından olan Güllü Agop’u sık sık anarak ona bir saygı duruşunda bulunmaktadır. Oyunun belki de en güzel ayrıntısı oyunda provaların yapıldığının söylendiği barut deposunun şu anda oyunun oynandığı mekan olması. Oyun genel itibariyle açık biçimle tasarlanmış ve oyuncular hem sahneyi hem de yer yer seyircilerin bulunduğu kısımları kullanmakta ve az da olsa seyirciyle diyaloglara girerek izleyicinin dikkatini arttırmaktadırlar. Oyuncuların oynayışlarıysa takdire şayandır. Oyunun müziklerinin bant yayını şeklinde verilmesi yerine arkada orkestra tarafında canlı bir şekilde icra edilmesi yine seyircinin takdirini çeken bir durumdur. Oyunun dekor tasarımıysa tamamıyla alkışı hak edecek türden. Siz de Abdülhamid Han devri Makriköyünde bir Sherlock oyunu seyretmek isterseniz buyurun Bakırköy Belediye Tiyatrosu’nun hazırlamış olduğu “SHERLOCK-HAMİD”  oyununa.